Gündem

Türk Kadınlar Birliği: Elbet alçalırsa kadın alçalır insanlık…

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin

Türk Kadınlar Birliği Kayseri Şubesi, 8 Mart Dünya Kadınlar günü nedeniyle bir açıklama yaptı. “Elbet alçalırsa kadın alçalır insanlık…” diye başlayan açıklama şöyle.
Bir ‘8 Mart’ daha geldi. 21.Yüzyılın on beşinci 8 Mart’ı… Yine beylik laflar, karşılığını bulamayan açıklamalar, kutlama mesajları ve belki kutlama programları… Oysa 8 Mart bir yas günü… Daha iyi çalışma koşulları isteyen 129 kadın işçinin yanarak öldükleri gün… 2015 yılının 8 Mart’ı yine bu yas koşullarıyla geldi. Artık kadına yönelik yüz kızartıcı, iç parçalayıcı, mide bulandırıcı şiddetin, tacizin, tecavüzün, hak gaspının, dayağın, cinayetlerin duyulmadığı gün geçmiyor. Bütün bunlar güzel Türkiye’mizin olağan hadiseleri haline geldi. Daha dün Özgecan’ın hunharca katliyle ayaklanan Türkiye, her an başka bir kadının kurban ediliş haberiyle karşılaşabilir, karşılaşıyor.
Türk Kadınlar Birliği Kayseri Şubesi Yönetim Kurulu olarak kadınlara yönelik şiddetin yasalarla, korumalarla, sığınma evleriyle, elektronik bileklikle, panik butonlarıyla halledilemeyeceğini, bunların caydırıcı ve cezalandırıcı tedbirler olsa da meseleyi çözmekten uzak olduğunu düşünüyoruz. Âdeta ‘sosyal cinnet’ yaşadığına inandığımız ülkemizin bütün insanlarını sağduyuya davet ediyoruz. Biz kadınlar Türkiye için yüz kızartıcı boyut kazanmış olan ‘kadına yönelik şiddet meselesi’nin cinsiyetler üzeri bir konu olduğuna ve elbirliği ile üstesinden gelinebileceğine inanıyoruz.
Kadına yönelik şiddet sorunu sadece kadınlara ait bir sorun değildir…
Bizzat mağduriyeti oluşturan erkeklerin çözmeleri gereken birinci derecedeki sorun halini almıştır. İnancımıza göre medenilik ölçüsünün kadınların konumuyla değerlendirildiği bir dünyada mağdur edilmiş kadın çığlıklarının dindirilmesi, artık bir ‘erkek meselesi’dir. Erkekler alınlarında taşıdıkları ‘tecavüzcü, gaspçı, tacizci’ gibi yaftaları silmek için çaba göstermeli, kendilerini bu ‘utanç’tan kurtarmalıdırlar. Kadınlarla işbirliği yaparak ülkemiz insanının bu sorunu aşmasını sağlamalıdırlar.
Özgecan’ı başka canlar izlememelidir.
Kadınların eğitim aldıkları, sosyal hayatın içinde önemli roller üstlendikleri bir zamanda Türkiye’nin acilen ‘zihinsel dönüşüm’e ihtiyacı vardır. Kadınların sosyal hayat içindeki katılım ve katkılarının önemli olduğuna inanan bilincin gelişmesine ihtiyaç vardır. Ancak bu kararlılıkla cinsiyete dayalı ayrımcılık ortadan kaldırılabilir. Kadınların kanunların yapıldığı, paranın kazanıldığı, bilimin üretildiği, hakların ve sorumlulukların dağıtıldığı alanlarda bir an evvel yerlerini alması gerekir. Kadına yönelik şiddetin ve eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasının bir belki de birinci yolu budur. Unutulmamalıdır ki toplumun yarısının insanî haklarından mahrum edildiği, şiddete uğradığı ölüm korkusuyla yaşadığı bir gündelik hayatın içinde sağlıklı bir sosyal yapıdan söz edilemez. Toplum kendi geleceğinin ruh ve beden sağlığı yerinde, haklarını bilen ve kullanan kadınların elinde olduğunu fark etmelidir.
Çünkü kadın hakkı, insan hakkıdır.
Türk Kadınlar Birliği Kayseri Şubesi olarak 7 Haziran 2015 genel seçimleri öncesinde meclisteki kadın milletvekili sayısının yükselmesi arzumuzu bir kez daha vurgulamak istiyoruz. 2011 seçimlerde gösterilen bütün çabalara rağmen TBMM’deki kadın milletvekillerinin oranı yüzde 14’lerde kalmıştır… Hükümetteki kadın bakan sayısı ise sadece birdir… Oysa her gün şiddete uğrayan, hakları gasp edilen, öldürülen kadın sayısı bu rakamlarla boy ölçüşemeyecek kadar yüksektir. Türk kadını, dünyadaki pek çok hemcinsine göre erken kazandığı ‘seçme ve seçilme hakkı’nın kullanımında geri kalmıştır. Bir ülkenin kadını, o ülkenin medenilik göstergesidir.
‘Kadın bilinci’ne sahip, kadın milletvekilleri gerekiyor…
Kadına yönelik şiddetin, tacizin, tecavüzün, hak gaspının, cinayetlerin durması ve kadınlar adına olumlu bir dönüşümün gerçekleşebilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne giren kadın vekil sayısı artmalıdır. Ayrıca biz kadınlar, ‘kadınlık bilinci’ne sahip, kadının durumunun iyileştirilmesi için çaba gösteren ve kadınlık adına yapacağı çalışmaları her türlü siyasal çalışmasının önünde ve üstünde tutacak temsilciler istiyoruz.
Dileriz 8 Mart 2015, Türk ve dünya kadını için yepyeni kazanımların başlangıcı olsun… 2015 Haziran seçimleri kadının seçme hakkını yüzde yüz kullandığı, meclisteki kadın oranının yüzde ellileri bulabildiği bir seçim olsun… Kadınlar sosyal hayatta hak ettikleri yeri alabilsin… Kadın çığlıkları dinsin… ve artık başka canlara kıyılmasın…

💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

Türk Kadınlar Birliği: Elbet alçalırsa kadın alçalır insanlık…

Türk Kadınlar Birliği: Elbet alçalırsa kadın alçalır insanlık…

Türk Kadınlar Birliği Kayseri Şubesi, 8 Mart Dünya Kadınlar günü nedeniyle bir açıklama yaptı. “Elbet alçalırsa kadın alçalır insanlık…” diye başlayan açıklama şöyle.
Bir ‘8 Mart’ daha geldi. 21.Yüzyılın on beşinci 8 Mart’ı… Yine beylik laflar, karşılığını bulamayan açıklamalar, kutlama mesajları ve belki kutlama programları… Oysa 8 Mart bir yas günü… Daha iyi çalışma koşulları isteyen 129 kadın işçinin yanarak öldükleri gün… 2015 yılının 8 Mart’ı yine bu yas koşullarıyla geldi. Artık kadına yönelik yüz kızartıcı, iç parçalayıcı, mide bulandırıcı şiddetin, tacizin, tecavüzün, hak gaspının, dayağın, cinayetlerin duyulmadığı gün geçmiyor. Bütün bunlar güzel Türkiye’mizin olağan hadiseleri haline geldi. Daha dün Özgecan’ın hunharca katliyle ayaklanan Türkiye, her an başka bir kadının kurban ediliş haberiyle karşılaşabilir, karşılaşıyor.
Türk Kadınlar Birliği Kayseri Şubesi Yönetim Kurulu olarak kadınlara yönelik şiddetin yasalarla, korumalarla, sığınma evleriyle, elektronik bileklikle, panik butonlarıyla halledilemeyeceğini, bunların caydırıcı ve cezalandırıcı tedbirler olsa da meseleyi çözmekten uzak olduğunu düşünüyoruz. Âdeta ‘sosyal cinnet’ yaşadığına inandığımız ülkemizin bütün insanlarını sağduyuya davet ediyoruz. Biz kadınlar Türkiye için yüz kızartıcı boyut kazanmış olan ‘kadına yönelik şiddet meselesi’nin cinsiyetler üzeri bir konu olduğuna ve elbirliği ile üstesinden gelinebileceğine inanıyoruz.
Kadına yönelik şiddet sorunu sadece kadınlara ait bir sorun değildir…
Bizzat mağduriyeti oluşturan erkeklerin çözmeleri gereken birinci derecedeki sorun halini almıştır. İnancımıza göre medenilik ölçüsünün kadınların konumuyla değerlendirildiği bir dünyada mağdur edilmiş kadın çığlıklarının dindirilmesi, artık bir ‘erkek meselesi’dir. Erkekler alınlarında taşıdıkları ‘tecavüzcü, gaspçı, tacizci’ gibi yaftaları silmek için çaba göstermeli, kendilerini bu ‘utanç’tan kurtarmalıdırlar. Kadınlarla işbirliği yaparak ülkemiz insanının bu sorunu aşmasını sağlamalıdırlar.
Özgecan’ı başka canlar izlememelidir.
Kadınların eğitim aldıkları, sosyal hayatın içinde önemli roller üstlendikleri bir zamanda Türkiye’nin acilen ‘zihinsel dönüşüm’e ihtiyacı vardır. Kadınların sosyal hayat içindeki katılım ve katkılarının önemli olduğuna inanan bilincin gelişmesine ihtiyaç vardır. Ancak bu kararlılıkla cinsiyete dayalı ayrımcılık ortadan kaldırılabilir. Kadınların kanunların yapıldığı, paranın kazanıldığı, bilimin üretildiği, hakların ve sorumlulukların dağıtıldığı alanlarda bir an evvel yerlerini alması gerekir. Kadına yönelik şiddetin ve eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasının bir belki de birinci yolu budur. Unutulmamalıdır ki toplumun yarısının insanî haklarından mahrum edildiği, şiddete uğradığı ölüm korkusuyla yaşadığı bir gündelik hayatın içinde sağlıklı bir sosyal yapıdan söz edilemez. Toplum kendi geleceğinin ruh ve beden sağlığı yerinde, haklarını bilen ve kullanan kadınların elinde olduğunu fark etmelidir.
Çünkü kadın hakkı, insan hakkıdır.
Türk Kadınlar Birliği Kayseri Şubesi olarak 7 Haziran 2015 genel seçimleri öncesinde meclisteki kadın milletvekili sayısının yükselmesi arzumuzu bir kez daha vurgulamak istiyoruz. 2011 seçimlerde gösterilen bütün çabalara rağmen TBMM’deki kadın milletvekillerinin oranı yüzde 14’lerde kalmıştır… Hükümetteki kadın bakan sayısı ise sadece birdir… Oysa her gün şiddete uğrayan, hakları gasp edilen, öldürülen kadın sayısı bu rakamlarla boy ölçüşemeyecek kadar yüksektir. Türk kadını, dünyadaki pek çok hemcinsine göre erken kazandığı ‘seçme ve seçilme hakkı’nın kullanımında geri kalmıştır. Bir ülkenin kadını, o ülkenin medenilik göstergesidir.
‘Kadın bilinci’ne sahip, kadın milletvekilleri gerekiyor…
Kadına yönelik şiddetin, tacizin, tecavüzün, hak gaspının, cinayetlerin durması ve kadınlar adına olumlu bir dönüşümün gerçekleşebilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne giren kadın vekil sayısı artmalıdır. Ayrıca biz kadınlar, ‘kadınlık bilinci’ne sahip, kadının durumunun iyileştirilmesi için çaba gösteren ve kadınlık adına yapacağı çalışmaları her türlü siyasal çalışmasının önünde ve üstünde tutacak temsilciler istiyoruz.
Dileriz 8 Mart 2015, Türk ve dünya kadını için yepyeni kazanımların başlangıcı olsun… 2015 Haziran seçimleri kadının seçme hakkını yüzde yüz kullandığı, meclisteki kadın oranının yüzde ellileri bulabildiği bir seçim olsun… Kadınlar sosyal hayatta hak ettikleri yeri alabilsin… Kadın çığlıkları dinsin… ve artık başka canlara kıyılmasın…

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın
Yükleniyor…